MEHMET BALiOGLU

Meclis Üyelerinin Mevzuata Aykırı Olarak Belediye Şirketlerinde Yönetim Kurulu Üyesi Olarak Görevlendirilmesi

Rapor Özet

  • Belediyenin aynı partiden olan 17 meclis üyesi, belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev almaktadır ve huzur hakkı ücreti almaktadır.
  • Bu şirketler çoğu zaman belediyenin ihalelerine girerek hizmet sunmaktadır.
  • Meclis üyelerinin aynı zamanda belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olması asimetrik bilgi sorunuyla birlikte etik olmayan bir durumdur.
  • Ayrıca, belediyenin denetim komisyonunda yer alan meclis üyelerinin de bu şirketlerde yönetim kurulu üyesi olması denetimin objektifliğini ve tarafsızlığını zedelemektedir.
  • Belediye meclis üyelerinin aynı zamanda belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olmaması gerekmektedir.
  • Öneriler

  • 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda veya ilgili diğer mevzuatta gerekli düzenlemeler yapılmalı ve belediye meclis üyelerinin aynı zamanda belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olamayacakları açıkça belirtilmelidir.
  • Belediye idaresi, kamu idaresi cevabında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda belediye meclis üyelerinin aynı zamanda belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olamayacaklarına dair kesin bir hüküm bulunmadığını belirtmiştir. Ancak, belediye meclis üyelerinin görev ve yetkilerine bakıldığında bu durumun etik olmadığı ve asimetrik bilgi sorununa yol açtığı açıktır.

Rapor Metni

Meclis üye sayısı 37 olan Belediyede aynı parti üyesi olan 17 meclis üyesinin belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev alıp huzur hakkı ücreti aldığı görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18’inci maddesinde meclisin görev ve yetkileri sayılmıştır. Bu görevler arasında; Belediyenin stratejik plân ile yatırım ve çalışma programlarını, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini görüşüp kabul

etmek, bütçe ve kesin hesabı kabul etmek ve bütçe tertipleri arasında aktarma yapmak, belediyenin imar plânlarını görüşüp onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. Borçlanmaya karar vermek, taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek. Belediye adına imtiyaz verilmesine ve belediye yatırımlarının yap-işlet veya yap-işlet-devret modeli ile yapılmasına; belediyeye ait şirket, işletme ve iştiraklerin özelleştirilmesine karar vermek vb. gibi görevler yer almaktadır.

Bu bağlamda geniş ve önemli görev ve yetkileri olan belediye meclisi ve dolayısıyla meclis üyeleri; gerek belediyenin gerek belediye başkanının ve gerekse belediye şirketlerinin faaliyetlerini denetleyecek, değerlendirecek ve gerektiğinde işlemlere ilişkin karar verecek olan kişilerdir.

Belediye şirketlerinden MER-BEL AŞ’nin 14 Yönetim Kurulu Üyesinden sekizi ve İZBEL AŞ’nin 15 Yönetim Kurulu Üyesinden dokuzu meclis üyesidir ve bu kişiler 2018 yılında aylık 2100 TL tutarında huzur hakkı ücreti almaktadır. Bilindiği üzere bu şirketler çoğu zaman diğer özel firmalar gibi belediyenin ihalelerine girerek ihale alan ve hizmet sunan şirketlerdir. İhale alıp Belediyeye hizmet sunan bu şirketlerde yönetim kurulu üyesi olup aynı zamanda meclis üyeliği görevinin yürütülmesi asimetrik bilgi sorunuyla birlikte etik olmayan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ayrıca yapılan incelemelerde Belediyenin iş ve işlemlerini denetlemekle görevlendirilen denetim komisyonu üyelerinin arasında bu şirketlerde yönetim kurulu üyesi olan meclis üyelerinin de yer alması yapılan denetimin objektifliği ve tarafsızlığını zedelemektedir.

Yukarıdaki açıklamalar ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde meclis üyelerinin belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olması doğru bir yaklaşım değildir.

Kamu idaresi cevabında; “Belediye şirketlerinin yönetim kurullarında bulunan meclis üyeleri, belediye seçimleri ile birlikte şirket yönetim kurulu üyeliklerinden istifa etmişlerdir. 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve diğer mevzuatlar birlikte incelendiğinde, belediye meclis üyelerinin, belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev alamayacağına dair kesin

bir hüküm bulunmamakla birlikte, anılan madde hükmü dikkate alınarak değerlendirilecektir.” denilmektedir.

Sonuç olarak Kamu idaresi cevabında her ne kadar 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve diğer mevzuatlar birlikte incelendiğinde belediye meclis üyelerinin, belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev alamayacağına dair kesin bir hüküm bulunmadığını belirtmiş olsa da 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18’inci maddesinde sayılan meclisin görev ve yetkilerine baktığımızda; (Belediyenin stratejik plân ile yatırım ve çalışma programlarını, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini görüşüp kabul etmek, bütçe ve kesin hesabı kabul etmek ve bütçe tertipleri arasında aktarma yapmak, belediyenin imar plânlarını görüşüp onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. Borçlanmaya karar vermek, taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek. Belediye adına imtiyaz verilmesine ve belediye yatırımlarının yap-işlet veya yap-işlet-devret modeli ile yapılmasına; belediyeye ait şirket, işletme ve iştiraklerin özelleştirilmesine karar vermek ) geniş ve önemli görev ve yetkileri olan belediye meclisi ve dolayısıyla meclis üyelerinin; gerek belediyenin gerek belediye başkanının ve gerekse belediye şirketlerinin faaliyetlerini denetleyecek, değerlendirecek ve gerektiğinde işlemlere ilişkin karar verecek olan kişiler olduğu sarihtir. Dolayısıyla diğer özel firmalar gibi ihale alıp Belediyeye hizmet sunan belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olup aynı zamanda meclis üyeliği görevinin yürütülmesi asimetrik bilgi sorunuyla birlikte etik olmayan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ayrıca Belediyenin iş ve işlemlerini denetlemekle görevlendirilen denetim komisyonu üyelerinin arasında bu şirketlerde yönetim kurulu üyesi olan meclis üyelerinin de yer alması yapılan denetimin objektifliği ve tarafsızlığını zedelemektedir.

Sonuç olarak yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde meclis üyelerinin belediye şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olma hususunun doğru olmadığı kanaati oluşmaktadır.