MEHMET BALiOGLU

Kişilerden Alacaklar Hesabının Takibinin Yapılmaması

Rapor Özet

Ana Konu ve Temel Bulgular

  • Üniversitenin 140 Kişilerden Alacaklar Hesabında bulunan bazı alacakların tahsil süresi geçmiş ve zaman aşımına uğramış olma ihtimali bulunmaktadır.
  • Yaklaşık 14 alacak dosyasının zamanaşımına uğramış olabileceği değerlendirilmektedir.
  • Zamanaşımına uğrayan alacakların tespiti ve sorumlular hakkında yasal işlem başlatılması konusunda eksiklikler tespit edilmiştir.
  • Mizanda 3.767.596,33 TL tutarında kişi borcu bulunmaktadır ve bu borçların bir kısmı 1999 yılına kadar uzanmaktadır.

Yasal ve Düzenleyici Çerçeve

  • 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Madde 74
  • 6098 sayılı Borçlar Kanunu
  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
  • 6245 sayılı Harcırah Kanunu
  • Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği Madde 83

Önerilen Ana Eylem Noktaları

  • 140 Kişilerden Alacaklar Hesabında kayıtlı alacakların zamanaşımı yönünden incelenmesi ve gerekli hukuki işlemlerin başlatılması
  • Strateji Daire Başkanlığının Hukuk Müşavirliği ile koordinasyon içerisinde çalışarak alacakların takibinin yapılması
  • Hangi alacakların hangi mevzuata tabi olduğunun tespit edilerek zamanaşımı sürelerinin bu doğrultuda değerlendirilmesi

Rapor Metni

Üniversitenin 140 Kişilerden Alacaklar Hesabında bulunan anapara ve faiz alacaklarından bazılarının tahsil süresinin geçtiği ancak tahsil süresi geçen ve zaman aşımına uğrayan alacakların tespitinin yapılmadığı ve sorumluluğu bulunanlar hakkında yasal işlemlerin başlatılmadığı tespit edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 74’üncü maddesinde;

“Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar,” denilmektedir.

5018 sayılı Kanun’un “Zamanaşımı” başlıklı 74’üncü maddesi ile bir yandan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresi, zamanaşımını kesen ve durduran haller benimsenirken bir yandan da 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü

Hakkında Kanun’da öngörülen zamanaşımının başlaması ve bitmesindeki ilke ve esaslar benimsenmiştir. Kişilerden alacaklar hesabında kayıtlı olup, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’na göre tahsil edilmesi gereken alacaklar, haksız suretle mal ediniminden dolayı açılacak dava, zarar görenin verdiğini geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten başlayarak 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Söz konusu Kanuna göre zamanaşımı, alacağın vadesinin geldiği tarihten itibaren başlayıp; alacağın vadesinin dolması bir bildirime bağlı ise zamanaşımı, bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işlemeye başlamaktadır.

Yukarıda açıklanan esaslara göre vezne, mutemet, tahsildar ve ambar açıklarında açığın öğrenildiği; yersiz ödemelerde dairesinin bildirmesi üzerine muhasebe biriminin öğrendiği; öğrenim giderleri gibi sözleşmeye bağlı alacaklarda taahhüdün bozulduğu, ilama bağlı alacaklarda ilamın borçluya tebliğ edildiği; harcama yetkilisi mutemedi avanslarından doğan alacaklarda ilgili kanununda belirtilen mahsup süresinin bittiği, yolluk avanslarından doğan alacaklarda 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nda belirtilen mahsup sürelerinin dolduğu tarih, zamanaşımının başlangıcıdır.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 83’üncü maddesinin 10’uncu fıkrasının a ve c bentlerinde;

“a)Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen alacaklar hakkında anılan Yönetmelikte belirtilen hükümlere göre işlem yapılır.

c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre tahsil edilmesi gereken alacaklar, haksız suretle mal ediniminden dolayı açılacak dava, zarar görenin verdiğini geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde bu hakkın doğduğu tarihten başlayarak 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı söz konusu Kanunda belirtilen hâllerde kesilir. Zamanaşımının kesildiği durumlarda, kesilme tarihinden itibaren yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Ayrıca söz konusu Kanunda belirtilen hâllerde zamanaşımı durur. Bu durum ortadan kalktığında zamanaşımı, kaldığı yerden işlemeye devam eder.” denilmektedir.

140 Kişilerden Alacaklar Hesabında kayıtlı görünen alacak dosyalarından bazıları 1999 yılından itibaren devretmekte olduğundan, yaklaşık olarak 14 alacak dosyasının

zamanaşımına uğramış olma ihtimali bulunmaktadır. Bu dosyaların hangilerinin zamanaşımına uğradığı, zamanaşımına uğrayan dosyalar hakkında ne gibi işlemler yapıldığı tam olarak bilinemediğinden bir alacağın sadece 140 Kişilerden Alacaklar Hesabında bulunması ve on yılı aşan süredir bu hesapta görünmesi, o alacağın doğrudan zamanaşımına uğramış olduğunun tespit edilmesi için yeterli değildir. Zira söz konusu hesapta görünen bir alacak, Hukuk Müşavirliğine intikal ettikten sonra icrai veya adli işlem başlatılması gerekmektedir. Hukuk Müşavirliğine intikal ettirilmeyen alacaklar ise 140 Kişilerden Alacaklar Hesabında görünmeye devam edecektir.

Mizanda 3.767.596,33 TL tutarında kişi borcu bulunmaktadır. Bu borçların önemli bir kısmının taşınmaz tahliyesi ile ilgili olduğu bunun yanında şahıs, SGK, hukuk servisi ile ilgili borçlar bulunduğu görülmektedir. Diğer taraftan kişi borçları içinde en eskisi 1999 yılına ait olmak üzere 2 adet 2010 öncesi 14 adet kişi borcu olduğu görülmektedir.

140 Kişilerden Alacaklar Hesabındaki her kaydın sağlıklı biçimde tutulması ve takip edilmesi için Strateji Daire Başkanlığının Hukuk Müşavirliği ile koordinasyon içerisinde çalışması, anılan hesapta hangi alacakların hangi mevzuata tabi olduğunun tespit edilmesi ve zamanaşımının bu yönüyle değerlendirilmesi ve takibinin yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.