MEHMET BALiOGLU

Kamu İdaresinin Taşınmaz Davalarından Kaynaklanan Yükümlülüklerinin Mali Tablolara Yansıtılmaması

Rapor Özet

Ana Konu ve Temel Bulgular

  • Üniversitenin, kuruluş aşamasında ve faaliyetlerini yürüttüğü ilk yıllarda edindiği bazı taşınmazlara yönelik olarak, tapu kayıtlarında İdare ve Hazine adına tescil işlemleri yapılmadığı için kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla davalar açılmıştır.
  • Henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte devam eden ve İdarenin yükümlülüğü olan bu borçların muhasebe kayıtlarına yansıtılmadığı tespit edilmiştir.
  • Üniversitenin kamulaştırmasız el atma davalarından henüz kesinleşmeyen dosyalardan bir kısmı bilirkişiler tarafından hesaplanmış ve 2020 mali yılında muhasebe kayıtlarına geçirilmiştir.
  • Ancak, aynı konuda devam eden diğer taşınmaz davalarından dolayı kaynaklarında azalma gerçekleşmesi beklenen Üniversitenin borç ve sorumluluklarına dair herhangi bir hesaplama yapılmadığı ve mali tablolara yansıtılmadığı anlaşılmıştır.

Yasal ve Düzenleyici Çerçeve

  • Anayasa’nın 46’ncı maddesi
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6’ncı maddesi
  • 19 No.lu Devlet Muhasebesi Standardı
  • Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 293 ve 344’üncü maddeleri

Önerilen Ana Eylem Noktaları

  • Kamulaştırmasız el atma davaları ile ilgili olarak 2020 yılında karşılık ayrılan 30.542.404,28 TL’nin, 2019 Mali Yılı Faaliyet Sonuçları Tablosundaki 630 Giderler Hesabında ve Bilanço hesaplarından olan 591 Dönem Olumsuz Faaliyet Sonuçları Hesabı ile 479 Diğer Borç ve Gider Karşılıkları Hesabında gösterilmesi gerekmektedir.
  • Devam eden diğer taşınmaz davalarına ilişkin olarak da gerekli hesaplamaların yapılarak mali tablolara yansıtılması gerekmektedir.

Rapor Metni

Üniversitenin kuruluş aşamasında ve faaliyetlerini yürüttüğü ilk yıllarda maliklerden satın aldığı taşınmazlar ile Hazine tarafından kamulaştırma yoluyla edinilen ve İdareye tahsis edilen taşınmazlara yönelik olarak; tapu kayıtlarında İdare ve Hazine adına tescil işlemleri yapılmadığı için kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla malikler ve mirasçıları tarafından davalar açıldığı, henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte devam eden ve İdarenin yükümlülüğü olan borçların muhasebe kayıtlarına yansıtılmadığı tespit edilmiştir.

Anayasa’nın 46’ncı maddesinde Devlet ve kamu tüzel kişiliklerinin kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını kamulaştırmaya yetkili oldukları ifade edilmiştir.

İdarelerin kamulaştırma kararı olmaksızın taşınmaza fiili olarak el atması; fiili el atma veya haksız fiil olarak nitelendirilmektedir.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6’ncı maddesinde; kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956- 04.11.1983 tarihleri arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara kısmen veya tamamen veya irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiilen el konulması sebebiyle mülkiyet hakkından doğan taleplerin, bedel talep edilmesi halinde bedel tespitinin ve diğer işlemlerin bu maddede yer alan hükümlere göre yapılacağı ifade edilmiştir.

İdarenin kullanımında olan ancak tapu kayıtlarında malik gözüken şahıslar veya mirasçıları tarafından, Anayasa ve Kamulaştırma Kanunu’nun yukarıda yer verilen hükümleri esas alınarak, rızaları olmaksızın taşınmazlarına el konulduğu iddiasıyla İdare aleyhine açılan mülkiyet hakkına konu taşınmaz davaları bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazlar, kamu hizmeti için kamulaştırılıp bedelleri ödendiği ileri sürülen, ancak ödemelere ait kanıtlayıcı belgeleri bulunamayan ve tapu kayıtlarında tescil işlemleri yapılmadığı için İdare veya Hazine malı olduğu ispat edilemeyen taşınmazlardır.

19 No.lu Devlet Muhasebesi Standardında yükümlülük doğuran geçmişteki bir olay, sorumluluk doğuran olay olarak adlandırılmaktadır. Sorumluluk doğuran olay ise bir kurum ya da kuruluşu, yükümlülüğü yerine getirmesi dışında gerçekçi bir alternatife sahip olmadığı bir durumla karşı karşıya bırakan, açık veya zımni kabulden doğan bir yükümlülük getiren olaydır.

Bir olayın sorumluluk doğuran olay olarak nitelendirilmesi için, kurum ya da kuruluşun söz konusu olayın doğurmuş olduğu yükümlülüğü yerine getirmekten daha gerçekçi bir seçeneğinin olmaması gerekir. Sözü edilen durum sadece yükümlülüğün yerine getirilmesinin kanunen zorunlu olması veya olayın (kurum ya da kuruluşa ait bir olay da olabilir), söz konusu kuruluşun ilgili yükümlülüğü yerine getireceğine dair diğer taraflar nezdinde geçerli beklentiler yarattığı, zımni kabulden doğan bir yükümlülük olması durumlarında oluşur. Yükümlülük ise geçmişteki işlem ve olaylardan doğan ve ödenmesi sonucunda, idarenin ekonomik kaynak ve değerlerinde azalma gerçekleşmesi beklenen, idareye ait mevcut borç ve sorumluluktur.

19 No.lu Standartta mali tabloların, kuruluşun gelecekteki olası mali durumuyla değil raporlama tarihindeki mali durumuyla ilgilendiği, bu nedenle, gelecekte faaliyete devam etmek için katlanılacak maliyetler için karşılık ayrılmayacağı, mali durum tablosunda yer alan yükümlülüğün sadece raporlama tarihi itibarıyla mevcut olan yükümlülük olduğu belirtilmiş, karşılık olarak mali tablolara yansıtılan tutarların, kurum ya da kuruluşun gelecek dönem faaliyetlerinden bağımsız, geçmiş dönemlerde oluşmuş olaylardan kaynaklanan yükümlülükler olduğu ifade edilmiştir.

Aynı Standartta şu koşulların varlığı halinde karşılıkların mali tablolara yansıtılacağı yer almakta olup bunlar;

  1. Geçmiş bir olaydan kaynaklanan açık veya zımni bir yükümlülüğün bulunması,

  2. Yükümlülüğün yerine getirilmesi için ekonomik fayda veya hizmet sunumu potansiyeli içeren kaynakların kurum ya da kuruluştan çıkmasının muhtemel olması,

  3. Yükümlülük tutarının güvenli bir biçimde tahmin edilebiliyor olmasıdır.

Yukarıda yer verilen Devlet Muhasebe Standardındaki açıklamalar uyarınca İdarenin; kamulaştırmasız el atma davalarından sonuçlanıp kesinleşenlerle ilgili olarak doğmuş ve ödenecek hale gelmiş borçlarının yanı sıra, aynı konuda devam eden davaları nedeniyle kaynaklarında azalma gerçekleşmesi beklenen, dolayısıyla karşılık ayırması gereken borç ve sorumlulukları bulunmaktadır.

19 No.lu Standarda göre karşılıklar; mevcut bir yükümlülük olduklarından ve yükümlülüğün ifası için ekonomik fayda veya hizmet sunumu potansiyeli içeren kaynakların kurum ya da kuruluştan çıkması gerekeceğinden, yükümlülük olarak muhasebeleştirilmelidirler.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nde 379-479 Diğer Borç ve Gider Karşılıkları Hesaplarının niteliğine ilişkin hükümler ihtiva eden 293 ve 344’üncü maddelerinde kamu idarelerinin; geçmişteki bir olay sonucunda, kontrolünde olmayan gelecekteki belirsiz olayların gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi ile teyit edilebilecek olan ve ekonomik bir fayda veya hizmet potansiyeli içeren kaynakların çıkışı güvenilir ve gerçekçi bir şekilde ölçülebilen yükümlülükleri için ayrılan karşılıklardan kısa-uzun vadeli olan ve Yönetmelikteki diğer hesaplarla ilişkilendirilmeyenlerin bu hesaplara kaydedeceği ifade edilmiştir.

Üniversitenin kamulaştırmasız el atma davalarından henüz kesinleşmeyen dosyalardan bir kısmı bilirkişiler tarafından 30.542.404,28 TL olarak hesaplanmış olup söz konusu tutar için 2020 mali yılında muhasebe kayıtlarının yapıldığı, ancak aynı konuda devam eden diğer taşınmaz davalarından dolayı kaynaklarında azalma gerçekleşmesi beklenen Üniversitenin borç ve sorumluluklarına dair herhangi bir hesaplamanın yapılmadığı ve mali tablolara yansıtılmadığı anlaşılmıştır.

Netice olarak; kamulaştırmasız el atma davaları ile ilgili olarak 2020 yılında karşılık ayrılan 30.542.404,28 TL’nin denetim görüşüne esas 2019 Mali Yılı Faaliyet Sonuçları Tablosundaki 630 Giderler Hesabında ve Bilanço hesaplarından olan 591 Dönem Olumsuz Faaliyet Sonuçları Hesabı ile 479 Diğer Borç ve Gider Karşılıkları Hesabında gösterilmemesi, ayrıca devam eden diğer taşınmaz davalarına karşılık ayrılmaması sebebiyle mali tabloların gerçeği yansıtmadığı değerlendirilmektedir.