MEHMET BALiOGLU

İşçilerin Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmaması

Rapor Özet

Rapor Metni

Şirket bünyesinde çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.

Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna

ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiştir.

Bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.

Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2021 yılında 555 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca Cumhurbaşkanlığının 30.06.2021 tarih ve 31527 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Tasarruf Tedbirleri” konulu 2021/14 sayılı Genelgesinde; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.

Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Yapılan incelemede Şirket bünyesinde büro personeli olarak çalışan 27 işçinin toplam 954 gün, ekmek satış büfelerinde çalıştırılan 365 işçinin toplam 9.809 gün, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belediye şirketlerinde kadroya geçirilen 5978 işçinin de toplam

198.535 gün kullanılmamış ücretli yıllık izin hakkı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde, mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları karşılığında işçinin son ücreti dikkate alınarak, izin ücreti ödeneceğinden Şirket açısından öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Her ne kadar Şirket, şirket merkezinde büro personeli olarak çalışan 27 işçinin ve ekmek

satış büfelerinde çalışan 365 işçinin izinlerinin çalışma faaliyetine göre izin programı yapılarak kullandırıldığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belediye şirketlerinde kadroya geçirilen 5978 işçinin Adana Büyükşehir Belediyesinin bağlı birimlerinde çalıştığını, bu nedenle bu personelin çalıştırılması ve ücretli yıllık izin haklarının kullandırılması hususunda yetkinin Adana Büyükşehir Belediyesinde olduğunu belirtmekte ise de;

2021 yılı sonunda, Şirket merkezinde büro personeli olarak çalışan 27 işçiden 4’ünün izinlerinin 80, 104, 110, 223 gün, ekmek satış büfelerinde çalışan 365 işçiden 5’inin 100 gün ve daha üzeri, 64’ünün 50 ile 100 gün arası, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Şirket bünyesinde kadroya geçirilen 5978 işçinin 1.235’inin 50 ile 100 gün arası, 94’ünün 100 ile 150 gün arası, 7’sinin 200 günün üzerinde kullanılmamış izin hakları bulunduğu dikkate alındığında, ayrıca 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Şirket bünyesinde kadroya geçirilen işçilerin çalışma yerleri Adana Büyükşehir Belediyesinin bağlı birimleri olsa da, resmî olarak işveren sıfatıyla yasal sorumlulukların ve karşılaşılacak risklerin muhatabı olarak işçilerin izin yönetimini sağlamak sorumluluğu Şirkette olduğundan değerlendirmemiz devam etmektedir.

Belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde Şirket bünyesinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve Şirkete ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.