MEHMET BALiOGLU

İşçilerin Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmaması

Rapor Özet

Ana Konu

– Şirkette görev alan personelin yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve biriktirildiği tespit edilmiştir.

Temel Bulgular

– Şirkette görev alan 859 kadrolu işçiden 4’ünün 300 günden, 17’sinin 200 günden, 103’ünün 100 günden ve 196’sının 50 günden fazla yıllık ücretli izin hakkı olduğu ortaya çıkmıştır.
– Bu durum, işçilerin emekli olmaları veya iş akitlerinin herhangi bir şekilde sona ermesi halinde, mevzuat hükümleri gereği son ücretleri üzerinden yüksek tutarlarda izin ücreti ödenmesine neden olacağından, idareler açısından öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Yasal ve Düzenleyici Çerçeve

– Anayasa’nın 50. maddesi: Dinlenmenin çalışanların hakkı olduğunu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceğini hüküm altına almıştır.
– 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53, 56, 59 ve 60. maddeleri: İşçilere yıllık izin hakkı verilmesi, sürekli bir şekilde kullandırılması, sözleşmenin sona ermesi halinde kullanılmayan izin sürelerine ait ücretin ödenmesi ve yıllık ücretli izinlerin kullanımı ile ilgili usuller gibi konuları düzenlemektedir.
– 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği: Yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapmaktadır.
– 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103. maddesi: Yıllık ücretli izni kanuna aykırı olarak bölen, kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde ücretini ödemeyen veya yönetmeliğe aykırı izin kullandıran veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline idari para cezası uygulanacağını hüküm altına almaktadır.

Önerilen veya Eleştirilen Ana Eylem Noktaları

– Şirkette çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve Şirkete ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.

Rapor Metni

Şirkette çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür. Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde;

dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği hüküm altına alınmıştır.

Kanun’un 60’ncı maddesine istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.

Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk lirası (2021 yılında 555 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. İşçilerin yıllık izin kullanmaması, emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde işçilere, kullanmadıkları yıllık ücretli izinleri için son ücretleri üzerinden yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Yapılan incelemede, Şirkette görev alan kadrolu 859 işçiden 4’ünün 300 günden, 17’sinin 200 günden, 103’ünün 100 günden ve 196’sının 50 günden fazla yıllık ücretli izin hakkı olduğu tespit edilmiştir. Bu işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği, yıllık izin hakları için işçinin son ücreti dikkate alınarak izin ücreti ödeneceğinden, bu durum idareler açısından öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde Şirkette çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve Şirkete ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.