MEHMET BALiOGLU

İşçilerin Yıllık Ücretli İzinlerinin Düzenli Bir Şekilde Kullandırılmaması

Rapor Özet

  • Belediyede çalışan işçilerin yıllık izinleri mevzuata uygun şekilde kullandırılmamıştır.
  • İş Kanunu, yıllık ücretli izin hakkına ilişkin hükümler içermektedir.
  • Yıllık izinlerin biriktirilmesi mümkün değildir.
  • İş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kullanılmayan yıllık izin ücretleri işçiye ödenir.
  • Belediyede yapılan incelemede, 54 personelin yıllık izin haklarının büyük çoğunluğunun 100 günün üzerinde olduğu tespit edilmiştir.
  • Bu durum, Belediyenin nakit yönetimini olumsuz etkileyebilir ve ek maddi külfet oluşturabilir.

Önerilen Eylem Noktaları

  • Kamuda görevli çalışanlar yıllık izinlerinin kullanımı konusunda bilgilendirilmelidir.
  • Yıllık izinlerin düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.
  • İş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin ödenmesi işlemleri dikkatli bir şekilde yapılmalıdır.

Rapor Metni

Belediyede görev yapan işçilerin yıllık izinlerinin mevzuata uygun şekilde kullandırılmadığı görülmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 50’nci maddesinde, dinlenmenin çalışanların bir hakkı olduğu ve bu hakların kullanımının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri” başlıklı 53’üncü maddesinde; en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verileceği ve ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği, “Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi” başlıklı 54’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; işçilerin hesaplanacak her hizmet yılına karşılık yıllık izinlerini gelecek hizmet yılı içinde kullanacağı dolayısıyla yıllık ücretli izinlerin biriktirilmeyeceği, “Yıllık ücretli iznin uygulanması” başlıklı 56’ncı maddesinde; işçilerin yıllık izinlerinin Kanun’da belirtilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu, “Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti” başlıklı

59’uncu maddesinin birinci fıkrasında; iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği, “Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık” başlıklı 103’üncü maddesinde; yıllık ücretli izinlerin Kanun’a aykırı kullandırılmaması veya ilgili hükümlere aykırı işlem tesis edilmesi durumunda idari para cezasının uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin “İzin Kullanma Dönemleri” başlıklı 5’inci maddesinde işveren tarafından işçilerin yıllık ücretli izinlerinin her yılın belli bir döneminde veya dönemlerinde verilmesine karar verilebileceği ifade edilmiştir.

Akyurt Belediye Başkanlığı ile yetkili sendika arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin “Yıllık ücretli izinler” başlıklı 29’uncu maddesinde; hizmeti 1-5 yıl olanlar için 20 iş günü, hizmeti 5-10 yıl arasında olanlar için 25 iş günü, hizmeti 10-15 yıl arasında olanlar için 28 iş günü ve hizmeti 15 yıldan fazla olanlar için 30 iş günü ücretli izin verileceği hüküm altına alınmıştır.

“Dinlenme” bir hak olarak Anayasamızda düzenlenmiş, İş Kanunu da bu haktan vazgeçilemeyeceğini hüküm altına almıştır. İş Kanunu’nun 59’uncu maddesinde yer alan iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretinin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceğine yönelik düzenlemenin yıllık iznin kullanılıp kullanılmamasına ilişkin bir esneklik olarak değil, izin kullanılamadan iş akdinin feshedilmiş olması gibi zaruri durumlarda işçinin mağdur olmamasına yönelik bir önlem olarak algılanması gerekmektedir.

Yıllık izinlerin, dinlenme ve iş yerindeki verimde düşüş yaşanmaması için tanınan bir sosyal hak olmasına rağmen uygulamada mali bir hak olarak görülmesi nedeniyle işçilerin yıllık ücretli izinlerini kullanmayarak biriktirdiği, bunun sonucunda iş akdinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçilere önceki yıllarda kullanmadıkları yıllık izinler için sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden toplu olarak ödeme yapılmak zorunda kalındığı görülmüştür.

Yapılan incelemede, Belediyede kadrolu işçi pozisyonunda çalışan 54 personel olduğu ve bu 54 personelin; 8’inin (işçilerin %15’inin) 200 günün üzerinde, 28’inin (işçilerin

%52’sinin) 100 günün üzerinde, 13’ünün (işçilerin %24’ünün) 50 günün üzerinde ve geriye

kalan 5’inin ise (işçilerin %9’unun) 50 günün altında yıllık ücretli izin hakkı olduğu tespit edilmiştir. Bu işçiler emekli olduklarında kullanmadıkları yıllık ücretli izin hakları kendilerine izin ücreti olarak ödenecektir.

Sonuç olarak, daimi işçi olarak çalışan personel tarafından yıllık izinlerinin kullanılmayıp yıllar itibariyle devretmesinin yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve bu durumun, Belediyenin nakit yönetimini olumsuz etkileyip ek maddi külfet oluşturabileceği düşünülmektedir. Bu sebeple daimi işçilerin yıllık izinlerinin düzenli olarak kullandırılması uygun olacaktır.

Kamu idaresi cevabında; “Belediyemizde görevli işçilerin yıllık izinlerinin mevzuat hükümlerine göre kulladırılmadığı ifade edilmiş olup, konu ile ilgili işçi personeller bilgilendirilmiş olup 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde izinlerin kullandırılması hususunda gerekli planlamalar yapılmaktadır.” denilmektedir.

Sonuç olarak kamu idaresi tarafından Belediyede görevli işçi personelin izinlerinin mevzuat hükümleri çerçevesinde kullandırılacağı ifade edilmekle birlikte daimi işçi olarak çalışan personelin yıllık izinlerinin yıllar itibariyle devretmesinin Belediyeyi nakit anlamında olumsuz etkileyebileceği değerlendirilmektedir.