MEHMET BALiOGLU

Gecikme Zamlarının İlgili Olduğu Yılın Mali Tablolarında İzlenmemesi

Rapor Özet

Ana konu ve temel bulgular

  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde tatbik olunan ve henüz tahsilatı gerçekleşmemiş toplam 3.774.000 TL gecikme zammının ilgili olduğu yılın mali tablolarında izlenmediği görülmüştür.
  • Kamu idaresi, gecikme zammını hesaplandığı tarihte değil, tahsilatının yapıldığı mali yıl içinde muhasebe kayıtlarına almaktadır.
  • Kamu idaresi cevabında, bilişim sisteminin imkân vermemesi nedeniyle gecikme zammının tahsil edileceği anda tahakkuk ettirildiği belirtilmiştir.
  • Ancak, “dönemsellik” kavramı gereğince gelirlerin tahakkuk ettirildikleri mali yılın hesaplarında gösterilmesi gerekmektedir.
  • Gecikme zammı tutarında sonradan değişiklik meydana gelmesi durumunda muhasebe kayıtlarında düzeltme yapılarak bilanço ile gerçek durum arasında uyum sağlanabilir.

Yasal ve düzenleyici çerçeve

  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
  • 23.12.2014 tarih ve 29124 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği

Önerilen veya eleştirilen ana eylem noktaları

  • Kamu idaresi, gecikme zammını hesaplandığı tarihte muhasebe kayıtlarına almalıdır.
  • Kamu idaresi, bilişim sistemini geliştirerek gecikme zammını dönemler itibariyle hesaplayacak ve muhasebe birimine raporlayacak şekilde düzenlemelidir.
  • Kamu idaresi, tahakkuk ettirilen gecikme zamlarının tutarında sonradan değişiklik meydana gelmesi durumunda muhasebe kayıtlarında düzeltme yaparak bilanço ile gerçek durum arasında uyum sağlamalıdır.

Rapor Metni

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde tatbik olunan ve henüz tahsilatı gerçekleşmemiş toplam 3.774.000 TL gecikme zammının ilgili olduğu yılın mali tablolarında izlenmediği görülmüştür.

23.12.2014 tarih ve 29124 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Temel Kavramlar” başlıklı 5’nci maddesi ile genel yönetim muhasebesinin hangi kavramlara göre yürütüleceği düzenlenmiş olup, söz konusu maddenin (b) bendinde belirtilen “Dönemsellik” kavramı ile kamu idarelerinin faaliyetlerinin, belirli dönemlerde raporlanacağı ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanacağı ifade edilmiştir.

Söz konusu Yönetmeliğin “Kayıt zamanı, kamu gelir ve giderleri ile bütçe gelir ve giderlerinin yılı” başlıklı 16’ncı maddesinde ise kamu hesaplarının mali yıl esasına göre tutulacağı, kamu gelir ve giderlerinin tahakkuk ettirildikleri mali yılın hesaplarında gösterileceği belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, genel yönetim muhasebesinin muhasebe

ilke ve kurallarının dayanağını oluşturan kavramlardan biri olan “dönemsellik kavramı” na göre yürütüleceği, “dönemsellik kavramı” ile her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasının amaçlandığı, bunun içinde kamu hesaplarının mali yıl esasına göre tutulmasının ve gelir ve giderlerinin tahakkuk ettirildikleri mali yılın hesaplarında gösterilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır.

Yapılan incelemede, İdarenin ilgili birimi tarafından 6183 sayılı Kanun uyarınca günlük hesaplanan gecikme zammının hesaplandığı tarihte değil, tahsilatının yapıldığı mali yıl içinde muhasebe kayıtlarına alındığı tespit edilmiştir.

Kamu idaresi cevabında; “İdaremizce 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında tahakkuk ettirilen vergi ve benzeri amme alacaklarına, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesi gereğince vadesinde ödenmeyen amme alacaklarına vade tarihinden, ödendiği/tahsil edildiği tarihe kadar geçecek süre için gecikme zammı hesaplanarak tahakkuk ettirilmekte ve tahsil edilmektedir. Gelirleri tahakkuk ettirdiğimiz bilişim sistemimiz içinde kişi bazında gecikme zammını hesaplayarak takip edecek bir uygulamamız olmadığından ve tahakkuk ettirilecek gecikme zamlarının yapılandırma kanunları ve benzeri özel düzenlemeler çerçevesinde yeniden hesaplanarak/düzeltilerek tahsil edilmesi gerekliliğinden dolayı, vergi ve benzeri amme alacakları için gecikme zammı tahsil edileceği anda tahakkuk ettirilmektedir.” denilmiştir.

Sonuç olarak Kamu İdaresi cevabında her ne kadar, “bilişim sisteminin imkân vermemesi nedeni ile vergi ve benzeri amme alacakları için gecikme zammı tahsil edileceği anda tahakkuk ettirilmektedir” denilmiş ise de, bulguda da belirtildiği üzere, “dönemsellik” kavramı gereğince gelirlerin tahakkuk ettirildikleri mali yılın hesaplarında gösterilmesi gerekmektedir. Ayrıca bulguda belirtilen ve 2018 yılı itibariyle Kurumun bilançosunda 120- Gelirlerden Alacaklar Hesabında olması gereken 3.774.000 TL gecikme zammı tutarı bilgisi, Kurumun bilişim sisteminden elde edilmiştir. Dolayısıyla Kurumun bilişim sistemi 6183 sayılı Kanun uyarınca tatbik olunan gecikme zamlarını dönemler itibariyle hesaplayacak ve muhasebe birimine raporlayacak durumdadır.

Diğer taraftan, Kamu İdaresi cevabında “tahakkuk ettirilecek gecikme zamlarının yapılandırma kanunları ve benzeri özel düzenlemeler çerçevesinde yeniden hesaplanarak/düzeltilerek tahsil edilmesi gerekliliğinden dolayı, vergi ve benzeri amme alacakları için gecikme zammı tahsil edileceği anda tahakkuk ettirilmektedir” denilmiş ise de, tahakkuk ettirilen gecikme zamlarının tutarında sonradan değişiklik meydana gelmesi

durumunda muhasebe kayıtlarında düzeltme yapılarak bilanço ile gerçek durum arasında uyum sağlanabilir.

Bu itibarla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde tatbik olunan, 2018 yılı sonu itibariyle tahsilatı gerçekleşmemiş dolayısıyla Kurumun alacağı niteliğinde olan gecikme zamlarının muhasebe kayıtlarında izlenmemesi 120- Gelirlerden Alacaklar Hesabının bilançoda 3.774.000 TL eksik görünmesine sebep olmuştur.